alaçatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alaçatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2013/08/28

Velinimet


Elini havalandırmak için camdan dışarı çıkaran taksi şoförünün el hareketlerine anlam vermeye çalışan arkadaki aracın şoförü gibi hissediyorum kendimi bi süredir.
Acaba bana bişey mi demek istedi, acaba noluyo orda, benim de el sallayarak tepki mi vermem gerekiyo? Kafamda bir sürü soru.

2013/07/23

Bi' makas alayım:)

2012/08/04

Sezarın hakkını sezara verelim.



Her "yiğidi öldür ama hakkını ver" temalı muhabbette Sezarın hakkını Sezara vermek lazım diye söylenir.
Bi kere neden Sezar? Onun ne hakkı varmış da ona veriyoruz. O zaman diğerlerinin haklarını da diğerlerine vermek gerekmez mi falan filan diye uzar gider bu.
Bilirsiniz lüzumsuz işleri araştırmak konusunda üstüme yoktur. Geçen gün kafama takıldı. Dedim niye yiğidi öldür hakkını ver demek yerine ille de sezar diyo bu millet. Bi atalarımıza soriyim, bi gelmişimizi geçmişimizi deşiyim dedim.
Ne sonuç çıkardım dersiniz?
Sezar, hepimizin bildigi "sen de mi Brütüs"teki Sezar değil. Julius Sezar'dan sonra Roma imparatorluğunun başına gelen tüm imparatorların adının başına bir ön ad olarak koyulmuş Sezar. Yani bu sezar, o dönemin imparatoru kimse o kişi.

2012/07/19

Yine mi çiçek














Mesela benim diğer hem cinslerimde olduğu gibi aman da çiçek yetiştiriyim, balkonum dolsun taşsın bitkiyle gibi şeylerde pek gözüm ve aklım yoktur. Başkalarının balkonlarında yada pencere kenarlarında görüp, delice heveslenip, eve gelince hepsini unutanlardanım ben. Belki de 13. katta balkondan dışarıya saksı sarkıtma imkanım olmadığı için de kendimi frenliyo olabilirim biraz.
Küçükken hep dibimde muhabbeti geçerdi, yattığın odada bitki olursa ölürmüşsün. Yani öyle nefesin kesilir, ne biliyim beynine giden oksijen miktarı azalır filan değil, direk ölürmüşsün. Öyle kalmış aklımda. 
O gün bugündür, ki ben üniversite için evden ayrılana kadar adeta seradan bozma bi evde yaşadım, benki annesi çiçeklerini kızlarım bebeklerim diye seven bi kadının evladıyım, çiçek yetiştirme konusunda çok temkinliyimdir. Salonumda bitane adını cinsini bilmediğim bi bitkim var, böyle tel tel yaprakları olan diyim siz de durumun ne kadar vahim olduğunu anlayın, onla bile zar zor geçiniyoruz. 
Allahtan haftada bir susayan bi arkadaş kendisi. Yoksa onla da çoktan yollarımızı ayırmıştık.
Ben çiçeği başkasının balkonunda, ben çiçeği damatlığın mendil cebinde, ben çiçeği gömlekte blüzde, ben çiçeği kahvaltı tepsisinde severim. 
Yeteri miktarda hüsni talil yaptığıma göre artık aranızdan ayrılabilirim sanırım.


* Hüsn-i talil: güzel nedene bağlama sanatıdır. Herkes yapamaz:)

Yine görüşelim ama bence.

Jean jort & Çanta: H&M
Bluz: Tiffany
Ayakkabı: Bambi
Bileklikler: H&M, LoveWithoutACause
Mekan: Alaçatı

2012/07/16

Sensör


Hani böyle herşeyin sensörlü olduğu tuvaletler vardır ya, elini oynatsan peçete çıkarır, totonu oynatsan sifon çalışır. 
Bide sen ne yaparsan yap, yerinden kalkmadığın sürece bi türlü yanmayan ışıklar vardır. Oturduğun yerde kolbastısından çayda çırasına kadar ne varsa hepsini oynarsın ama nuh der peygamber demez o ışık, sen totonu ordan kaldırmadığın sürece yanmaz. O yüzden de o kapalı duvardan dışarı çıkana kadar oturduğun yerde sürekli bi hareket içindesindir, aman ışık sönmesin!
Hah işte ben tam da öyle bi çırpınışla direndim bütün bir hafta boyunca. Aman tatil bitmesin yakarışıyla hep bi hareket içinde, sürekli bi A noktasından B noktasına gitmelerle geçirdim günlerimi. 











Gel zaman git zaman derken bi baktım evdeyim, çamaşırları asıyorum. Allahtan bavul boşaltma ve akabinde çamaşırları ayıklayıp makineye yerleştirme kısmını hızlı geçmişim.
Dipnot: Bence artık çamaşırları renklerine göre ayırmadan karman çorman yıkayabileceğimiz makineler yapılmalı. Sonra hatta eli deymişken bide onları güzeeelce çırpıp çamaşırlığa astı mıydı tamamdır. Bulana şimdiden teşekkürler.

Bu vesileyle hepinizi öper, her ne kadar tatilden dönmüş olsam da hoşgeldiğimi, hala umudum olduğunu, daha bunun ramazanı kurbanı da olduğunu hatırlatmak isterim.
Hadi bakalım.

Şort tulum: Forever New
Ayakkabı: ALDO
Çanta: İsimsiz dükkan:)
Kolye: Koton
Bileklikler: H&M

2011/08/22

Çeşme Marina Hatırası


Bu ve bundan sonra göreceğiniz tüm fotograflar, hayatımda en keyif alarak gezdiğim, en eğlenerek poz verdiğim ve her köşesini resmedip herkese saatlerce anlatmak istediğim bir Çeşme gününe ait. 
Adeta görmemiş Çeşme'ye gitmiş, neresini tutup koparacağını şaşırmış gibi.

2011/08/20

Alaçatı & AquaNar



Bugünkü renklendirmemizin adı AquaNar.
Bu kapı Alaçatı'daki herhangi bir evin kapısı. 
Yanlış anlaşılmasın, normal şartlar altında hiçbir zaman komşumun kapısı önünde fotoğraf çektirmem.
Ama resmen eteğim beni buraya getirdi, çok uyumluyuz diye fısıldadı kulağıma, kıyamadım yazık!



Ne eteğim mi?
Çok mu sevimli? Biliyorum, herşeyin farkındayım. Bizim aramızda ayrı bir aşk var onunla 






Bu sokak ve bu kafe sanırım Alaçatı sokaklarının en sevimli dekora sahip mekanlarından biri.
O beyaz duvardaki sarı pencereler de nedir öyle yaaa, bu kadar da sevimli olunmazki ama!
İnsanın kafasını içeri sokası geliyo içerde kimbilir ne güzel şeyler vardır diye düşünerek. 
Halbüsü bildiğin taş duvar.



Sokaklardan birinde gezerken - herkesin ayrı bi derdi var işte -
biz acaba nerde, hangi kapı pencere önünde, hangi masanın kenarında fotograf ceksek diye gezinirken hayranlık içinde,
iki tane ablam evlerinin penceresinden kafaları sarkıtmak suretiyle camdan cama konuşuyolardı.
"Akşama taze fasülye yaptık, ama Ahmet pilav istemedi yanına. Salata yapcas heralde"
diyodu ablam öbür ablaya.
Öbür abla da
"Biz heralde balık yiycez bugün, hiç yemek yapacak halim yok" diyodu en miskin haliyle.


Yani Alaçatı, 
sadece pahallı restoranlar, butik adı altında cebinizi feci yakacak özel tasarım giysiler satan mekanlardan ibaret değil,
bi dükkana giriyosun 600 TL'ye pantolon satan dükkanlar,
hemen o sokağın devamında da bu camdan cama konuşan ablalar var.
Böyle de uçurum var.




Ha bide tabi cumbalar var.


İşte böyle canlarım benim. Anlat anlat bitmez. Çok şey anlatmiyimki seneye de anlatcak bişeyler kalsın bence.
Hadi bakalım.

2011/08/18

Çeşme'ye giriş

Dikkat! Bu bir Alaçatı hatırasıdır.


Bir baktım ne göreyim, Bodrum'dan hooop Çeşme'ye gelivermişim.
Çeşme ile ilk karşılaşmam biraz zaiyat olmuştu.
Balayına Nisan ayında çıkmanın vermiş olduğu bereketsizlikten olsa gerek 
"Çeşme Çeşme dediğiniz bu muydu" 
hayal kırıklığını yaşamıştık çiçeği burnunda kuzu ailesi olarak.
Meğer en ölü sezonuymuş Çeşmenin, bütün dükkanların tadilattan geçtiği, plajların taşlardan arındırıldığı ve yeni sezona hazırlandığı bi dönemde gitmişiz.
Nerden bilelim, bilseydik beklerdik bikaç ay daha!

Ama bu yaz değişiklik yaptık.
bodrum ve çeşme'de görülmesi gereken yerler,
gidilmesi gereken plajlar,
yenilmesi gereken spesiyaller..
hepsinin listesi çıkarıldı ve tek tek denendi.
Sonuç: Tabiki bundan sonra Türkiye'de yaz tatili yapacaksam mutlaka Çeşme, 
mutlaka altınkum plajı, 
mutlaka ama mutlaka her gün düzenli olarak ziyaret edilmek suretiyle Alaçatı,
Veli Usta dondurması,
Kumrucu Şevki kumrusu,
Dost Pide'nin pastırmalı-kaşarlı pidesi,
Aya Yorgi,
Dalyan,
ve tabiki Marina!





Bu post aslında Çeşme'yi daha doğrusu Alaçatı'yı görme postu. Esas bundan sonra gelecek olanlar Alaçatı'yı tanıyalım ve onu çok sevelim postu olacak, sizi uyarıyorum!
Şimdilik tadımlık.




Alaçatı pazarında akşam saatlerinde minik bir kuşun kaybolduğu, en son incik boncuklar arasında kendinden geçerken görüldüğü ve bir daha da izine rastlanmadığı konuşuluyormuş, hayırlar olsun.




by d.capan, nimostylo gibi pek yetenekli blogger arkadaslarımızın, seçmeye kıyamadığım ve satıcıya kendimi "hepsinden birer tane sar" derken buldugum ürünlerinin satıldığı bir dükkan.
Şapkalar, broşlar, gömlekler, ayakkabılar içinde kaybolduğum sırada sıkılmadan beni bekleyen Ju'ma teşekkürler olsun burdan :)


Bu arada dünya tatlısı güpürlü bluzum çok sevgili arkadaşımın hediyesi. Dantel şortumla bayıla bayıla giydim kendisini. Kışın da gömlek üstüne giymek gibi hain fikirlerim var onunla ilgili ^.^ 

Şöyle bir düşündüm de daha bir sürü fotoğraf var, bu da demek oluyorki bir sürü post gelecek w/ Beklemede kalın canlar.

Oldu iyi günler.