Oxxo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oxxo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2013/01/25
2012/08/04
Sezarın hakkını sezara verelim.
Her "yiğidi öldür ama hakkını ver" temalı muhabbette Sezarın hakkını Sezara vermek lazım diye söylenir.
Bi kere neden Sezar? Onun ne hakkı varmış da ona veriyoruz. O zaman diğerlerinin haklarını da diğerlerine vermek gerekmez mi falan filan diye uzar gider bu.
Bilirsiniz lüzumsuz işleri araştırmak konusunda üstüme yoktur. Geçen gün kafama takıldı. Dedim niye yiğidi öldür hakkını ver demek yerine ille de sezar diyo bu millet. Bi atalarımıza soriyim, bi gelmişimizi geçmişimizi deşiyim dedim.
Ne sonuç çıkardım dersiniz?
Sezar, hepimizin bildigi "sen de mi Brütüs"teki Sezar değil. Julius Sezar'dan sonra Roma imparatorluğunun başına gelen tüm imparatorların adının başına bir ön ad olarak koyulmuş Sezar. Yani bu sezar, o dönemin imparatoru kimse o kişi.
2012/06/19
Çocukluk şeysi
Meraba arkadaşım,
-yoksa sen de küçükken kardeşinle aynı anda dondurmasını yemeye başlayıp ondan önce bitirip, onun dondurmasına sulanan ve allem edip kallem edip onun dondurmasını da yiyenlerden misin?
-Yada şarkı sözlerinin anlamadığın yerlerini kafasına göre değiştirip, hatta bi noktadan sonra orjinali oymuş da ekranlarda söylenenler çarpıtılmışıymış gibi hisseden, o hiçbir anlam taşımayan sözleri öylesine benimseyenlerden misin?
-"Ne bir kürk ister bu şen gönlüm, ne bir han ne de saray lay lay la la layy" diye giden şarkıyı yıllarca
"ne bir kürk ister bu şen gönlüm, ne bir handeli saray.." diye mi bildin? hande de kimmişki saray onsuz olmazmış diye çok mu içerledin küçük bi çocukken..
-Yada mezdekenin bütün şarkılarında düzenli göbek atmış bir neslin çocuğu olarak bütün o arapça şarkıları duyduğun gibi ezberledin mi? sonra da yüzü peçeli ama dansöz kıyafeti giymiş ablalar televizyonda bi yandan yılbaşı gecesine özel dans edip bi yandan şarkı söylerlerken onlara eşlik ettin mi televizyonun diğer yanından, önünde de bingo yapmana sadece 1 rakam kalmış tombala kağıdın dururken..
-Anne terliği diyince kafanda bişeyler canlanıyo mu seninde?
- İspanyol paça pantolonun olmazsa olmazı ispanyol kollu gömlekleri hatırlıyo musun? Hani böyle giydiğin zaman sana kendini Erol Büyükburç gibi hissettiren o kendinden tarlatanlı kolları olan gömlekleri..
- Kadife ipliklerle örülmüş renk renk desen desen kazaklar sana bi şey çağrıştırıyo mu?
- Aynı yünden örülmüş tayt ve kazak takımın oldu mu hiç?
- Peki simon ne biliyo musun? Hani o kadınların saçlarını önden toplayıp biber dolması gibi kafalarının tepesinden tel tokayla tutturduğu o korkunç şeye tanık oldun mu?
- Çizi ve haylayfın dünyadaki en güzel iki bisküvi, balık krakerinse en muhteşem kraker olduğunu, tombi'nin sadece bakkallarda satılan ve kan ter içinde kalınmış oyun aralarında anneden koparılan bozuk paralarla alınan bir çıtır çerez olduğunu düşün mü o minicik kafanda?
- Bir kola şişesinin nelere yol açabileceğini, "cesaret"i seçersen gerekirse dersin ortasında arkadaşının sırtına çıkıp sınıfın içinde tur attıracak kadar akla zarar ama bir o kadar da adrenalini bol bir spor aracı olarak kullanıldığını gördün mü?
Bunların biri yada birkaçı değil, hepsini biliyo olman lazımki seni kabilemize kabul edelim.
Ki zaten bunların birini bilen biri, en az diğer beşini de biliyo demektir.
Bilmiyosan "Sie" anlamına gelmiyo tabi, öğrenmemek ayıp sonuçta.
Hadi dökün siz de eteğinizdekileri, kimbilir neler vardır sizde de:)
Bekliyorum ben, acelemiz yok nası olsa.
Hadi bakalım o vakit.
Bluz: Park Bravo
İspanyola: Oxxo
Çanta: CK
Mekan: evet Beypazarı :)
2012/05/22
3 kuruş fazla olsun.



Sonradan olmuş bi kelimedir kırmızı. Esas adı "al"dır. Al, kutsallığı simgeler. Bu yüzden de dikkat ettiyseniz kırmızı bayrak yerine "al bayrak" diye söylenir ki daha kutsal, daha ihtişamlı gelsin kulağa. Aynı şekilde, bişeyi olduğundan daha güzel, daha kutsal göstermek, yüceltmek için kullanılırmış "allamak" kelimesi. Sonra biz onu alıp "allanıp pullanmak" yapmışız herzamanki yaratıcılığımızla. O da yetmemiş Seyyal Taner şarkısını bile yapmış.
Aldan kırmızıya nasıl dönüşmüş o kadarını bilmiyorum ama, kırmızı onun için bi dönüm noktası olmuş, o çok belli!
Al yanaklım, al yazmalım, oy tombulumlarla ufak ufak müzik sektörüne bulaştırmışız önce. Sonra bi bakmışız bütün şiirlere, şarkılara, filmlere ilham olmuş. Sana kırmızı çok yakışıyor, kırmızılım sana yandı canım derken bugünlere gelmiş.
Al yanaklım, al yazmalım, oy tombulumlarla ufak ufak müzik sektörüne bulaştırmışız önce. Sonra bi bakmışız bütün şiirlere, şarkılara, filmlere ilham olmuş. Sana kırmızı çok yakışıyor, kırmızılım sana yandı canım derken bugünlere gelmiş.
E bide işin moda tarafı var tabi. Kırmızı öyle lanet bi renktirki rezil de eder adamı vezir de. Mesela bütün vitrinlerde kırmızı görmeye başladıysanız o moda akımından korkun, ilk otobüse binip kaçın ordan derim ben en kırmızı sevmeyen ve giyene de önyargılı bakan halimle.
Kan kırmızısını bi bayrağa yakıştırıyorum ben, bide bizim Nurten abla vardı, ona yakışıyodu çok. Onun dışında bide pazarlarda satılan kırmızı leğenler var "al beni" diye 100 metre ilerden bas bas bağıran. İşte bu ve benzeri noktalarda devreye "3 kuruş fazla olsun, kırmızı olsun" teorisi girer ve seni hiç beğenmesen de almaya, sevmesen de giymeye zorlar, sen de apıştığınla kalırsın sayın seyırcı.
İspanyola pantolon: Oxxo
Gömlek: Koton
Çanta: Mango
Bileklikler: Aldo, H&M
İdüklü kolye: Tresera
2012/04/30
Başkalaşım
Tarihteki söylentilere biraz kulak kabartırsanız göreceksinizki Kleopatra aslında hiç de öyle söylendiği gibi güzel, alımlı, efendime söyliyim "bizim mahallenin bütün delikanlıları ona hastadır" türünde bir kadın değilmiş. Hani bu yeni halime bakıp da naçizane bir benzetme ihtiyacı hissederseniz diye söylüyorum.
Ne küt saçlıymış, ne de pırasa gibi perçemleri varmış. Güzelliğin kenarından bile geçmeyecek kadar çirkin bir kadınmış.
Cazibe diye bişey var bildin mi? Hah işte bu kadında ondan bolca varmış. Bide üstüne şimdi zekayı ekle.
Ondan sonra gelsin krallar, komutanlar:)
Ama işte bende o yok biliyo musun.
O yüzden de kleopatradan ziyade daltonlara, hatta daltonlardaki Co'ya benzetebilirsin beni. Tarzı biraz daha oturmuş, araya neon katmış, biraz da saçlarına ahenk vermiş bi Co. Grubun en ufak tefek adamı olabilir ama hala en zekisi, gıcığı ve komiği olduğunu unutmayalım emi canım benim.
Oldu o zaman.
T-shirt: Oxxo / Tayt: Atlas pasajından / Ayakkabı: Converse'lerimin boğazını kestim ve yazlık yaptım. /
Kolye: Koton / Çanta: CK / Saat: Armani / Saçlar: Peruk :P
2012/04/13
Hadi geçmiş olsun
Konumuz önyargıları yenmek, ondan bundan duyduğun kulaktan dolma laflarla birine yada bişeye karşı duvar örmemeyi öğrenebilmek. Şans vermeye çalışmak. Ha bide korkuları yenmek. Şimdi ben bir güzin abla, bir yetiş ayşe gibi size burdan çözüm yollarını vermiycem. Girdi ve çıktıyı vericem, siz yorumlayıp "amaaaan yine bu kuş beyinli saçmalamaya başladı" diyceksiniz, ya da "bu kız doğru diyo da olabilir bak, onu ordan öyle yaparsam şöyle olur, o zaman da çok da güzel olur" gibi saçmalayabilirsiniz kendi kendinize:)
Müjdemi isterim, haftasonu itibariyle o iki posttan birinde bahsedip hüflendiğim pöhlendiğim "ütülenecekler" listesinden kurtulmuş bulunmaktayım. Peki böyle damdan düşer gibi neden araya bu konuyu sıkıştırdım merak ediyo olabilirsiniz.
Benki çeyizliğimden çıkarmadığım, adeta ilk günkü kadar yumuşaklığını koruyan o asrın buluşu tanklı buharlı ütümü iki yıl üstüne kutusundan çıkarıp "bu kez ütülemeyi başarıcam, bu kez o buhar sesinden korkmadan en az üç(!) gömlek ütüliycem" diye karar vermiş bi insanım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.
Benki çeyizliğimden çıkarmadığım, adeta ilk günkü kadar yumuşaklığını koruyan o asrın buluşu tanklı buharlı ütümü iki yıl üstüne kutusundan çıkarıp "bu kez ütülemeyi başarıcam, bu kez o buhar sesinden korkmadan en az üç(!) gömlek ütüliycem" diye karar vermiş bi insanım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.
Haftasonuna kadar napıyodun diyenler, o zamana kadar buruşuk gömlek ve pantolonlarla gidiyoduk işe:)
Ciddiyeti konumuza dahil edecek olursak, bi emektar ütüm vardı, onla yaşardım. İkinci gömlekten sonra artık triseps biseps ne varsa bütün kaslar yerlerinde belirginleşirdi. Aslında kimin kimin üstünde emeği var o tartışılabilirmiş bak.
Benim bunu yeni bi icatmış gibi anlattığıma bakma sen, yıllardır kullanılan bişey bu. Ben anca yüzleşebildim o ayrı. Tıpkı düdüklü tencere konusundaki anlık bir karar verme sürecinin akabinde yapılan kuru fasülye misali gözümü kararttım ve açtım kullanma kılavuzunu. Sonrası su gibi aktı geçti zaten.
Nur içinde yat diycem şimdi buluşçusuna ama adamı yaşarken çürütmeyelim durduk yerde. Oldu çok sağol beyamca. Her ne kadar ben senin kadın olduğunu, kadının yaşadığı bu zorluktan ancak başka bir kadının anlayıp buna çözüm üretebileceğini düşünsem de konu elektronik olunca amca diyesim geliyo. Eşin fikir verdi kesin sana, özellikle de dikey buharlı ütüleme özelliğini çok sevdim, çok sağol, burdan eşinize de selamlarımı iletiyorum.
Nur içinde yat diycem şimdi buluşçusuna ama adamı yaşarken çürütmeyelim durduk yerde. Oldu çok sağol beyamca. Her ne kadar ben senin kadın olduğunu, kadının yaşadığı bu zorluktan ancak başka bir kadının anlayıp buna çözüm üretebileceğini düşünsem de konu elektronik olunca amca diyesim geliyo. Eşin fikir verdi kesin sana, özellikle de dikey buharlı ütüleme özelliğini çok sevdim, çok sağol, burdan eşinize de selamlarımı iletiyorum.
Ne diyodum. Önyargıyı yıkmak, şans vermek, korkuları yenmek. Dikkat ettiyseniz hepsini tek bi örnekte açıkladım.
İsterseniz düdüklü tencere hikayemi de anlatabilirim bi ara, onun da nerden baksan bi 5-6 yılı var çünkü.
"Bir mühendisten ev hanımı nasıl olur, olursa kaç tane olur(burda ev içinde kaç ayrı rolde yer aldığını hesaplıyoruz), olmazsa neden olmaz, hadi diyelimki olamadı ama neden diye bi sor" gibi konuları içine alan bi kullanma kılavuzu yazabilirim bence.
Ceket&Gömlek: Mango / Jean: Oxxo / Ayakkabı&Kemer: Nine West / Çanta: Asos
Ceket&Gömlek: Mango / Jean: Oxxo / Ayakkabı&Kemer: Nine West / Çanta: Asos
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















































