2016/05/24

Köyde yaşıyomuş gibi çek!


Geçen gün bi haber okudum. Türkiyede nüfusun %8'i 65 yaş üstü iken, bir köy var ki orda nüfusun %33'ü 65 yaşının üstündeymiş. Hatta hatrı sayılır miktarda da 100 yaşının üstünde "genç yetişkin" varmış bu köyde:) Çoğunun tansiyon, kolestrol, şeker gibi problemleri yok. 

Şık ve Güzel Görünmek İsteyen Kadınlar İçin 2016’nın Moda Trendleri

Hangimiz şık ve alımlı olmak istemeyiz ki? Ama bazen, şık olmaya çalışırken ipin ucunu kaçırırız ve işte o zaman işler çığırından çıkar. Geçenlerde kızlarla yılın en ünlü şık kadınları hakkında konuşuyorduk ki birdenbire, biz neden onlar gibi olamıyoruz diye parlayıverdik. Neyimiz eksikti onlardan? Kesinlikle kaçırdığımız, göz ardı ettiğimiz bir şeyler vardı. Hazır yaz da geliyorken, senenin trendlerine iyice hakim olmalıydık. Neyse ki, bu dertleşmelerimiz fazla uzun sürmedi. İnternette dolaşırken rastladığım “Şık Ve Güzel Görünmek İsteyen Kadınlar İçin 2016’nın Moda Trendleri” başlıklı infografi, yaramıza resmen merhem gibi geldi. Eğlenceli görsellerle süslenmiş, faydalı bilgilerle bezenmiş infografiği okuduktan sonra 2016 modası hakkında epeyi bilgiye sahip olduk.



Hem rahat ve kullanışlı hem de oldukça şık olan bol pantolonların 2016’da da raflarda yerini aldığını öğrenince havalara uçtum. Üstelik sadece tek boy şeklinde değil, bu sene her boyda bol pantolon bulmamız mümkün olacakmış. Omuzlarını göstermek isteyen kadınlar ise bu sene yaşadı. Özel X kesim modellerle birlikte açılan omuzlar herkesin göz bebeği olacağa benziyor. Klasik ve romantik bir tarza sahip olan kardeşim ise, karpuz kolların geri döndüğünü duyunca sevinçten havalara uçtu. Hatta şimdiden bir tane karpuz kol elbiseye sahip oldu bile.

“Kıyafetlerde renk uyumu önemlidir” cümlesinin de bu sene rafa kalktığını öğrendim. Artık, yeşil pantolonumla mavi ayakkabımı giyinmekten korkmama gerek yokmuş. En çok sevindiğim şeylerden biri de, bu senenin modası arasında yer alan uzun kollar oldu. Artık yeni bir şey aldığımda sürekli terziye gitmeme gerek kalmadı! Zaman zaman salaş giyinmeye bayılan biri olarak,  üst üste giyinme modası da beni cezbetti. Gömlek üzerine yelek giyindiğim zaman artık kendimi çok daha özgür hissedeceğim. Her yerde kendini göstermeye başlayan püskül, kıyafet detaylarında ve aksesuarlarda da bolca kendini gösteriyormuş. Bunu öğrendiğim iyi oldu, püsküle bayılan anneme alacağım püsküllü tunik şahane bir doğum günü hediyesi olacak.


Şeffaflığı seven biri olarak, tülün sadece abiyelerde değil, gündelik kıyafetlerde de moda olduğunu öğrendim ve hemen alışveriş listeme tül detaylı tişörtleri ekledim. İlginç tasarımları oldum olası çok sevmişimdir. O yüzden, 2016 trendleri arasında  asimetrik kesimlerin bulunduğunu öğrenince hayallerimin sınırlarını şimdiden zorlamaya başlamadım. Anlayacağınız, Hepsiburada.com’un yeni kategorisi Hepsimoda aracılığıyla öğrendiğimiz bu püf noktalar sayesinde artık biz de imrenilen kadınlar arasında yerimizi alabiliriz. Teşekkürler Hepsimoda!




2016/05/09

Tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü kutlu olsun.



Anneler Günü geldi çattı… "Hep daha iyisi" diyerek bebeklerin ve annelerin isteklerine her zaman en iyi şekilde cevap veren, Türkiye’nin yeni bebek bezi ve ıslak havlu markası Sleepy, Unutkan Anneler’e teşekkür ederek onları unutmadığını gösterdi.

Bir zamanlar uyku kelimesini en sıcak kelime olarak tanımlayan, %50 indirimleri ve yeni sezon çantaları kaçırmayan, en son çıkan filmlere en önce giden, yemek keyfinden asla ödün vermeyen, küçük bir temizlikten sonra bile en az 3 saat dinlenen ve fönsüz dışarı adımını atmayan ama bir gün, dünyalarını değiştiren o büyük mutluluk ile birlikte dünyaları unutan tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü’nü büyük bir coşku ile kutladı.

Kendilerini çocuklarına adaya Unutkan Anneler’i unutmayan Sleepy, Anneler Günü için özel olarak hazırladığı ajandası ile de tüm annelerin kalbini çalmayı başardı. #unutkananneler hashtag’ini kullanarak Instagram ve Twitter sayfalarında paylaşımda bulunan ve Mayıs Ayı boyunca market.sleepy.com.tr adresinden alışveriş yapan herkese dağıtılacak bu ajanda ile tüm bir yıl mutluluk ve bol bol gülümsemeyle geçecek.



Sleepy, en sevdikleri pastanın son dilimini her zaman çocuklarına ayıran ve gerçek sevginin ne anlama geldiğini varlıklarıyla kanıtlayan Unutkan Anneler’e “İyi ki varsınız…” diyor ve kalpten bir teşekkür gönderiyor.


Bir boomads advertorial içeriğidir. 

2016/04/06

Build A Bear Workshop


Hiç unutmam, ananemlerin köy evindeyiz. Nerdeyse her tatilde soluğu orda alıyorum, çünkü o evi ve teyzemle vakit geçirmeyi çok seviyorum. Teyzem tabi o zamanlar lisede filan, yani küçük teyze:)
Her gün ayrı bir aktivite yapıyoruz onunla. Bir gün şekilli kurabiyeler yapıyoruz, bir başka gün sarma yapıyoruz (evet benim dünyam yaklaşık olarak 3 yaşımdan beri yeme-içme üzerine kurulu:P).
Teyzem çok da hamarat. Sadece pasta börek değil, dikiş nakış konusunda da eline kimse su dökemiyo. Bir gün bana "bugün de bez bebek yapalım mı sana?" diyo. Ne kadar da cevabı belli bir soru:) Ben "hayır!" diye yapıştırıyorum tabi cevabı. Şaka şaka :P
5 yıllık gözlerim faltaşı gibi açılıyo, "içini nasıl doldurcaz peki?" :)

Sonra teyzem, evdeki parça kumaşları kesip biçip bişeyler hazırlıyo, kalın ipleri birbirine dolayıp saç yapıyo. Sonra bana poşeti gösteriyo ve "hadi şimdi içine elyafı da sen doldur" diyo. Benim gözler yine faltaşı:P Zaten o yaşlar her şeye şaşırma, her halta heycanlanma yaşları. Üstümde acaip bi sorumluluk, sanki ameliyat yapacam da ya hastanın içinde makas unutursam endişesi.
Tamam diyip dolduruyorum bez bebeğin içini. Elimin de ayarı yokmuş demek ki o zamanlardan beri, tombalak bişey çıkıyo ortaya, kolu bacağı küp gibi:)

O oyuncak şimdi nerde desen bilmiyorum, ama çocukluğumun en hayalgücü yüksek ve evcilikli zamanlarında o bez bebeğim hep yanımdaydı, onu biliyorum.

2016/04/02

Masal gibi pazar


Çocuk gözünden dünyaya bakmak bambaşka bir şey, bugün bir kez daha anladım bunu.

Senin ağaç olarak gördüğün şeyi o "hayalet" olarak görebilir mesela.
Yada senin sadece bir ev olarak gördüğün resme bakarak, o evin içinde sulu boyama yapan çocuklardan, evin bahçesindeki salıncağa kadar her şeyi hayal eder onlar o minnak kafalarında:)

2016/03/04

Çocuk olmak çok güzel, gelsene:)


Geçen gün bir yazı okudum. Çocuklarınızın öğrenme akışını bozmayın, sadece yönlendirin ve onun kendi kendine öğrenmesine yardımcı olun diyodu. Çünkü zaten öğrenmeye ve keşfetmeye meyilli bir canlıyız, doğamız gereği yaşayıp deneyimleyerek öğreniyoruz her şeyi. Öğrenilecek şeyleri çocuğun önüne koyup tek tek, harf harf sen öğretirsen, yani deneyimleyerek öğrenmesine engel olursan, iki gün sonra o çocuk ödev yaparken de sana ihtiyaç duyacak diyodu.

2016/02/14

Hayat paylaşınca mı güzel?


Bugün çok garip bişey oldu. Aslında çok başka bişeyden, çocuklara nasıl örnek olduğumuzdan ve farkında olmadan kendimizin minik bir versiyonunu yetiştirdiğimizden bahsedecektim. Ama çok daha garip bişey oldu, onu anlatmam lazım önce.

2016/02/02

Ela 2 Yaşında ❤️


Mükemmel değilim, mükemmeliyetçi de değilim çoğu zaman. Ama bi işin içine girince anlıyorumki manyağım:) Ve gerçekten uzmanlık alanıma giren bir işse mevzu bahis, o işten istediğim sonucu elde edene kadar kendimi de, bu sürece dahil olan herkesi de paralıyorum. Ama gel gör ki özümde çok aşırı iyi kalpli bi insan olduğum için, başkalarını paralamak yerine kendimi paralamayı tercih ediyorum:P Yani her şeyi kendim hazırlıyorum!
Ondan sonra da neden bu kadar yoruluyorum'lar, hofff yine yapcak bisürü iş var'lar havada uçuşuyo.

Mesela Ela'nın 1. yaş günü için niyetim; diğer doğum günlerini daha sade yapacağım için, ilk yaş partisine özenmek, görmekten sıkıldığımız doğum günü partilerinden mümkünse ve hatta mutlaka daha farklı bişeyler ortaya çıkarmaktı. Ela henüz 1 yaşına girecekti, ben daha işe başlamamıştım (ücretsiz iznimin son demlerini ayaklarımı uzatarak geçirecek değildim heralde, binbir tane detayı olan bi parti hazırlamak varken seçenekler arasında:P ). Ela'yı kangurusuna atıp dolmuşa atlayıp kaç kere gitmişimdir o çıkrıkçılar yokuşuna kimbilir :) Yukarda da belirtmiştim zaten, manyağım :)

Kestim biçtim diktim. Hem içime sinen, hem herkesin oldukça beğenisini alan (hatta bizim partinin hediyelikleri de dahil tüm detaylarının birebir uygulandığı bir sürü parti gördüm sonrasında. Hafiye takipçilerim sağolsun, istihbaratım kuvvetlidir o konuda:P)  eğlenceli bi gün bıraktım Ela'ya hatıra.
Hiçbir standarda ve kalıba çakılmadan bişeyler üretmeyi seviyosam demek ki:) Hiç yorulmuyorum böyle şeylerle uğraşırken ^.^

Ama esas yorgunluğu koltuğa ilk oturduğunda hissedersin ya, ayaktayken anlaşılmaz çünkü ne kadar yorulduğun, hah işte o zaman Erman dedi ki; "canım bu ilk ve son parti olsun olur mu?" Çünkü çok yoruldu yazık! Sanırsın sırtında taş taşıttım. Bütün her şeyi hazırlayan ben, önümüzdeki senenin hesabını yapan o :)
Tabi ayaklarım nasıl ağrımışsa artık, direk katıldım Erman'a, seneye yapmıycaz parti. Kesin!