"Eskiden"le başlayan bi yazı yazmayalı epey olmuş onu farkettim:)
Eskiden ramazanlarda eş dost akraba herkes bir evde bir araya gelir, yenilir içilir, sohbete tabi ki doyulmaz ama sahura kadar da muhabbetin dibine vurulurdu. Tabi biz o sırada küçük olduğumuz için, sohbet edenler biz değil ebeveynlerimizdi. Biz, ortamdaki tüm pastaları çörekleri hüpleten, sonra da koltukların arkasında yada bize ayrılmış olan arka odalardan birinde yere çömüp, birbirlerine kıçından uydurduğu korkunç hikayeleri anlatan topluluğun üyesiydik:)
Anlatacak hikayeler bitip, aşırı yemek yemekten üzerimize rehavet düşünce de sohbet edilen odaya geçer, annelerin muhabbetinin giderek uğultuya ve ordan da ninniye dönüştüğü noktada uyuyakalırdık ya bir koltuğun üstünde, ya birleştirilmiş tekli koltukların üstünde yada annemizin dizinde.
Evin ablası olduğum ve benden küçük iki kardeşim daha olduğu için, eve dönüş yolunda arabadan inince genelde kardeşlerim annemle babamın kucağında, ben de ayakta uyuyarak geçerdik eve.


