Bu fotoğrafları taaa Nisan ayında, Ela'yla ikimiz de bafra patatesi kadar beyazken çektirmiştik. Çektirmiştik dediysem, gönüllü ve mecburi fotoğrafçımız olarak Erman çekmişti:) Ela'nın hasta, dolayısıyla benim de keyifsiz olduğum bir gündü aslında. Ama sıkıcı hayatımıza hareket katmak ve biraz renklenmek ikimize de iyi gelir diye düşünüp, sarı elbiselerimizi giyip atmıştık kendimizi Odtü'nün kollarına yine bir cumartesi günü.
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2016/08/11
2016/07/25
Bir bez bırakma hikayesi:)
Bizim hiç öyle anne sütünü kesme, emziği bırakma, kendi yatağına geçme tarzı evrelerimiz olmadı Ela’lı hayatımızda. Memeyi kendi isteğiyle bıraktı, emziği de! Altıncı ayından beri de kendi yatağında yatıyor (her ne kadar son zamanlarda o yataktan çok koynumda uyumayı tercih etse ve ben bu durumdan aşırı memnun olsam da ❤️). Aslında bez bırakma diye bir evremiz de olmayabilirmiş. Kendisi 1,5 yaşından beri, onu her bezleyişimden sonra mütemadiyen bezini çıkarıp atıyor ve ben bu şeyi artık takmak istemiyorum sinyalleri veriyordu. Ben de aynı bezi tekrar takıyordum ona. Çünkü takdir edersiniz ki bezi bırakmak için sadece çocuğun değil ebeveynlerin, hatta öncelikle annenin hazır olması gerekiyor, o kadar net!
2016/04/02
Ankara'da çocukla nereye gidilir: Harikalar Diyarı
Çocuk gözünden dünyaya bakmak bambaşka bir şey, bugün bir kez daha anladım bunu.
Senin ağaç olarak gördüğün şeyi o "hayalet" olarak görebilir mesela.
Yada senin sadece bir ev olarak gördüğün resme bakarak, o evin içinde sulu boyama yapan çocuklardan, evin bahçesindeki salıncağa kadar her şeyi hayal eder onlar o minnak kafalarında:)
2016/03/04
Çocuk olmak çok güzel, gelsene:)
Geçen gün bir yazı okudum. Çocuklarınızın öğrenme akışını bozmayın, sadece yönlendirin ve onun kendi kendine öğrenmesine yardımcı olun diyodu. Çünkü zaten öğrenmeye ve keşfetmeye meyilli bir canlıyız, doğamız gereği yaşayıp deneyimleyerek öğreniyoruz her şeyi. Öğrenilecek şeyleri çocuğun önüne koyup tek tek, harf harf sen öğretirsen, yani deneyimleyerek öğrenmesine engel olursan, iki gün sonra o çocuk ödev yaparken de sana ihtiyaç duyacak diyodu.
2016/02/14
Hayat paylaşınca mı güzel?
Bugün çok garip bişey oldu. Aslında çok başka bişeyden, çocuklara nasıl örnek olduğumuzdan ve farkında olmadan kendimizin minik bir versiyonunu yetiştirdiğimizden bahsedecektim. Ama çok daha garip bişey oldu, onu anlatmam lazım önce.
2016/02/02
Ela 2 Yaşında ❤️
Mükemmel değilim, mükemmeliyetçi de değilim çoğu zaman. Ama bi işin içine girince anlıyorumki manyağım:) Ve gerçekten uzmanlık alanıma giren bir işse mevzu bahis, o işten istediğim sonucu elde edene kadar kendimi de, bu sürece dahil olan herkesi de paralıyorum. Ama gel gör ki özümde çok aşırı iyi kalpli bi insan olduğum için, başkalarını paralamak yerine kendimi paralamayı tercih ediyorum:P Yani her şeyi kendim hazırlıyorum!
Ondan sonra da neden bu kadar yoruluyorum'lar, hofff yine yapcak bisürü iş var'lar havada uçuşuyo.
Mesela Ela'nın 1. yaş günü için niyetim; diğer doğum günlerini daha sade yapacağım için, ilk yaş partisine özenmek, görmekten sıkıldığımız doğum günü partilerinden mümkünse ve hatta mutlaka daha farklı bişeyler ortaya çıkarmaktı. Ela henüz 1 yaşına girecekti, ben daha işe başlamamıştım (ücretsiz iznimin son demlerini ayaklarımı uzatarak geçirecek değildim heralde, binbir tane detayı olan bi parti hazırlamak varken seçenekler arasında:P ). Ela'yı kangurusuna atıp dolmuşa atlayıp kaç kere gitmişimdir o çıkrıkçılar yokuşuna kimbilir :) Yukarda da belirtmiştim zaten, manyağım :)
Kestim biçtim diktim. Hem içime sinen, hem herkesin oldukça beğenisini alan (hatta bizim partinin hediyelikleri de dahil tüm detaylarının birebir uygulandığı bir sürü parti gördüm sonrasında. Hafiye takipçilerim sağolsun, istihbaratım kuvvetlidir o konuda:P) eğlenceli bi gün bıraktım Ela'ya hatıra.
Hiçbir standarda ve kalıba çakılmadan bişeyler üretmeyi seviyosam demek ki:) Hiç yorulmuyorum böyle şeylerle uğraşırken ^.^
Ama esas yorgunluğu koltuğa ilk oturduğunda hissedersin ya, ayaktayken anlaşılmaz çünkü ne kadar yorulduğun, hah işte o zaman Erman dedi ki; "canım bu ilk ve son parti olsun olur mu?" Çünkü çok yoruldu yazık! Sanırsın sırtında taş taşıttım. Bütün her şeyi hazırlayan ben, önümüzdeki senenin hesabını yapan o :)
Tabi ayaklarım nasıl ağrımışsa artık, direk katıldım Erman'a, seneye yapmıycaz parti. Kesin!
2015/12/31
2015 sana söylüyorum, 2016 duyuyosun dimi?
Meraba 2016.
Aslında bugün buraya seninle konuşmaya gelmedim. 2015'e bikaç çift lafım olcak. Ama tabi orda boş boş beklemez, en azından beğendiklerini üzerine alırsan sevinirim ^.^
Sevgili 2015,
Kuzumu 1 yaşında kreşe başlatmak ve işe dönmek durumunda kalmış olsam da, bu bir sene içerisinde ikimiz de kendi kulvarlarımızda çok başarılı yol katettiğimiz için,
kendime hiç zaman ayıramasam da, kuzumla birlikte her defasında bir öncekinden daha muhteşem zaman geçirdiğimiz ve hatta geçen zamanı hiç önemsemeyecek kadar eğlendiğimiz için,
şarkı söylemenin tadına varabildiğimiz, bir masal sayfasından on tane masal çıkarabilecek kadar hayal dünyamızı zenginleştirdiğimiz için,
yorgunluklarımız çok sevmekten, şımarıklığımız çok sevilmekten olduğu için,
çalışıp para kazanabildiğimiz, kendi yağımızda kavrulabildiğimiz için,
güneşi de soğuğu da(!) iliklerimize kadar hissedebildiğimiz için,
kedilerle ip oynayıp, köpeklerle yerlerde yuvarlanabildiğimiz için,
sevdiklerimiz hayatta ve etrafımızda, eksilmeden çoğaldığımız için (buradan, doğacak olan iki yeğenime de öpçüklerimi gönderiyorum❤️),
nefes aldığımız ve buna şükredebilecek kadar aklımız başımızda olduğu için,
yani güzel olan bir çok şeye vesile olduğun için teşekkür ederim!
Ama giderken lütfen;
çok ihtiyacımız olan barışı,
el ele tutuşup tek yürek olabilme cesaretimizi,
çocukların özgürce sokaklarda oynama hakkını,
kulaklarda ve akıllarda silah sesi yerine asıl kalması gereken atlı karınca müziğini,
kadınların kadınlığını ve insanlığını doya doya yaşayabilme özgürlüğünü,
temiz havayı, ormanları,
hayvanların işkence görmediği sokakları,
mis kokulu domatesleri,
hayallerimizi,
maviyi, yeşili, pembeyi,
küçük şeylerle mutlu olabilme ihtimalimizi,
bu sene yapamadık ama olsun seneye hallederiz dediğimiz hiçbir şeyi yanında götürme olur mu?
Çünkü onlara 2016'da çok ihtiyacımız olacak!
2015/12/10
Bana bir masal anlat anneeeeaa!
Bazen fotoğraflar hazırdır ama sen iki lafı bir araya
getirip bişey yazamazsın ya, işte öyle şeyler yaşıyorum uzun süre bloğa ara
verdikten sonra tekrar bloğun başına oturunca. Oturup ne anlatsam diye
düşününce de aklına tövbe bişey gelmez zaten. Kaşımaktan alnın kıpkırmızı olur
ya da yüzündeki bir pürüze odaklanır ve adeta kazırsın o pürüzü dakikalarca. Mutlaka
vardır yaaa anlatcak bişey. Öğle aralarında millete yemek yedirtmiyosun
konuşmaktan, nasıl bu kadar tıkanabilirsinki, diimi?
Etiketler:
2 yaş,
2016,
anne kız,
bolu,
Canon,
christmas,
çocukla hayat,
çocukla tatil,
december,
family,
Gölcük,
haftasonu kaçamağı,
happy,
minikkuş,
mothers and daughters,
photography,
Stil-Yaşam,
winter,
yaşam
2015/11/24
Anne Sütü & Mama İkilemi
Pratik bi anneyim. Pratiğim dediysem, teorik kitap bilgilerinin arasında sıkışıp kalmayan, hayatını pratik yaşayan anne anlamında, kasmayan zorlamayan anlamında. Yoksa öyle, yemeği fazla yapıp, sıcakken bi kısmını kavanoza koyup ters çevirip dolapta daha sonra yenmek üzere saklayan yada mutfağa girip bir saat içinde beş çeşit yemek yapan bir anne pratikliği değil benimki:)
Etiketler:
anne bebek,
anne kız,
anne sütü,
autumn,
bebek,
bebek beslenmesi,
blogger anne,
çoxuk beslenmesi,
devam sütü,
emzirme,
Hunter,
ilk1000gün,
mama,
ODTÜ,
polkadot,
red,
Stil-Yaşam,
yaşam,
yeni nesil anne
2015/11/12
Kreş Sorunsalı
Merhaba benim gibi instagramda herşeyi hızlı tüketmeyi tercih edip blog okumayı bırakan, muhtemelen bu postu da görmeyecek olan herkes:) Uzun zamandır eksikliğini ve ezikliğini hissettiğim bu konuyla ilgili daha fazla mesai harcamaya, yani hafta içi sabah 9 akşam 6 yaptığım mesaiye bir de haftasonu mesaisi ekleyip bloğuma düzenli olarak post yapmaya karar verdim. Üstelik sadece günlük tutar gibi değil, insanların okuduğunda fayda görebileceği, en azından elinde yaşanmış bir örnek olarak tutabileceği türden deneyimlerimi de paylaşıcam artık burada. Deneyim dediysem, Ela doğduktan sonraki hayatımda deneyimlediğim bitakım şeyler yani:)
Uzun zamandır hem sosyal medya üzerinden, hem de maille birçok kişi aynı soruyu sorunca, ben de buradan artık yazmak şart oldu dedim ve alçılı ayağımın tozuyla geçtim bilgisayarın başına.
Konumuz tabiki de “Kreş Sorunsalı”. Uzman değilim (mühendis kafalı, yarı çatlak bi anneyim), öncelikle onu belirteyim. Yani yazdıklarımı oku, ama uygulamak tabiki de sana ve senin yaşam tarzına kalmış :)
2015/01/26
Ela 1 Yaşında ❤️
Eveeeet.
Sağır sultana bile türlü çabalar sonucu duyurduğumuz doğumgünü partimizle, diğer bir deyişle Ela'nın hayatındaki en amaçsız yaş günüyle karşınızdayız:) Neyseki Ela'nın düğününden önce yetiştirebildim fotoğrafları:P
2014/12/30
Kek patlatma şeysi
Tamam evet kızıyosunuz bana yazmıyorum diye. Mailler atıyosunuz blogu tamamen bıraktım mı, yoksa devam edecek miyim diye. Bazen kendimi, müziğe ara verip sonra geri dönen Teoman gibi hissediyorum:) Ama zaten ses tellerimde nodul varmış, onları yormamam lazımmış (bu da böyle bi anımdır, yeri geldi paylaşiyim dedim:) ). Belki de gerçekten müziği bırakmalıyım artık:P
2014/10/09
Başlık bulamadım yine.
Meraba sanki 3 yıldır yazmıyomuşum gibi özlediğim bloğum.
Meraba canım okur.
Belki hatırlarsın ben Minikkuş. Ela doğduktan sonra o ünvanını da kaybetmiş ve artık her anlamda miniklikten uzak olan, yalnızca kuş :)
2014/06/16
Aylardan 5
Bugün ayın 16'sıymış.
Yani, benim için 17 yada 29 kadar anlamsız bir sayının hayatıma anlam kattığı günün üzerinden tam 5 ay geçmiş!
Ve sen minik fasülyem;
Kahkahaların en şahanesini atan,
kendinden gıdısı giderek büyüyen,
uyanınca önce gözünü açıp sonra hemen gülen,
üç saniye bile yerinde duramayan,
yoğurda deliren ama havuçtan nefret eden karakterli bebeğim!
Kulağımda mütemadiyen çalan oyun halının müziği ve aklımda hep "acaba doymuş mudur?" sorusu eşliğinde, her daim gülen güzel suratına baktırarak beni mest etmeye devam ediyosun...
Bu ayın da tıpkı diğer dört ayın gibi amaçsız, neşeli, uykulu ve bol butlu geçsin.
Amin!
2014/04/27
İtiraf
Senden önce ne puantiye bu kadar sevimliydi,
ne de bu puantiyeli gömleğim bu kadar dar!
Sen hayatıma girdiğinden beri herşey aşırı pembe, kimi zaman kırmızı ama hep yumuşak ve mis kokulu ❤️
Tartıda yarım kilo ağır çıksam sinirden kuduruşum ve sen tartıda yüz gram fazla gelsen yüzümdeki gururla karışık mutluluk ise üç aydır sabit.
2014/01/07
2013/12/24
31, 32, 33 ve daha birçok şey:)
Bu durumdan hiç hoşlanmamakla birlikte, ayda bir post yapma rutinine girdiğim bir 36. haftadan sesleniyorum size. Kızsanız da, içerleseniz de, amaaaaan yazmazsan yazma çok da şeyime deseniz de hakkınız var. Tek sorun benim takıntılı oluşum. Özenmeden, paylaşacak 1-2 tane bile olsa fotoğraf olmadan ve onları da elden geçirip size en güzel şekilde sunmadan post yapmak içime sinmiyo. Öyle yapacağıma hiç yapmam mantığından yola çıkıyorum sanırım bu sıralar..
Bide hani durur durur, sonra bütün herşey üst üste gelir ya, hah işte aynen öyle bir iş yoğunluğu içindeyim izne ayrılmama 1 hafta kala..
Bende mazeret çok. Bu postu komple mazeretlerle donatıp sizi kaçırabilirim istersem:P Ama yapmıycam.
Ortalarda yokken neler yaptığımı, tipimin ne hale geldiğini, daha ne kadar insanlıktan çıkacağımı merak eden pek sevgili okuyucularım için bikaç bişey söylemem lazım hazır gelmişken.
2013/11/13
Hık..!
Hapşırırken her an pıt diye doğurcakmışım hissi veren göbeğim ve kızlı erkekli yaptığım en güzel şey olan bebeğimle 30. haftadan hepinize selam ederiz teyzeler amcalar ve daha bir sürü şey :)
2013/11/01
Önce bilinçlenmek gerek!
Bu hatırlatmayı yapmak için illaki meme kanseri haftası olması gerekmiyo sonuçta. Aynı şekilde, doktora gidip bi kontrol yaptırmak için de bi şikayetimizin olması gerekmiyo.. Ama farkında olmadan, 1-31 Ekim tarihlerinin Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı olduğunu bilmeden, bir gün gecikmeli de olsa bu konuya deyinmiş olmaktan mutluyum.
(internetten alıntıdır)
2013/10/21
Şaka maka 26!
Herkes denize girdi, ananesinin leziz böreklerini hüpletti, kavurmaları löpür löpür götürdü ve Ekim güneşinde bronzlaşmanın dayanılmaz hafifliğiyle kendinden geçtiyse ne mutlu!
Gezemeyenler, gezip de yetersiz bulanlar(Allah gözünüzü doyursun bu arada!), yok efendim ben hiçbişey yapamadım mal gibi evde geçirdim bu tatili diyenler de üzülmesin. Üçte birini yatış modunda geçirdiğimiz Ekim ayının son haftasına yaklaşırken kapıda bekleyen 29 Ekim tatili sizin de yüzünüzü güldürecek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















