pembe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pembe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2014/06/16

Aylardan 5


Bugün ayın 16'sıymış. 
Yani, benim için 17 yada 29 kadar anlamsız bir sayının hayatıma anlam kattığı günün üzerinden tam 5 ay geçmiş!
Ve sen minik fasülyem;
Kahkahaların en şahanesini atan,
kendinden gıdısı giderek büyüyen,
uyanınca önce gözünü açıp sonra hemen gülen,
üç saniye bile yerinde duramayan, 
yoğurda deliren ama havuçtan nefret eden karakterli bebeğim!
Kulağımda mütemadiyen çalan oyun halının müziği ve aklımda hep "acaba doymuş mudur?" sorusu eşliğinde, her daim gülen güzel suratına baktırarak beni mest etmeye devam ediyosun...
Bu ayın da tıpkı diğer dört ayın gibi amaçsız, neşeli, uykulu ve bol butlu geçsin. 
Amin!

2013/09/03

Kıyamam bana.

2013/03/21

Soldan soldan gelir bazen.



Hep kendimden bahsettiğim, arada siyasetten ve tarihten filan da bahsetmemin renkli olacağı yönünde yorumlar geliyo bazen. Tabiki hoş görüyorum (sonuçta burası bi tartışma programı:P ).

2012/08/22

Bir garip gözlük hikayesi


Evet evet ben de senin gibi okulda göz muayenesi yapılırken şeşi beş görüyomuş gibi yapıp, o minik beynini aklısıra doktora "A aaaa bu çocuğun gözleri resmen bozuk! Buna kesin gözlük almanız lazım. Böyle renkli çerçeveli filan olursa da tadından yenmez hani" dedirtmek için kullanan bir çocuktum.
Söz konusu sınavda kopya çekmekse taa en ön sıradakinin kağıdını bile tarayabilen, hatta çoktan seçmeli sınavlarda hangi soruyu A, hangi soruyu C yapmış görüp, kendi kağıdına aktarabilen bi nesildendim. Ama işin ucunda gözlük varsa ve halihazırda gözlükçüye gidip annemize rengarenk çerçeveli gözlükler aldırmak gibi bir ihtimal varsa bu dibine kadar kullanılır, S'ler G, H'ler itinayla A olurdu bi anda.
Görmüyorum napabilirim yani, öliyim mi?
Hadi diyelimki bunların hiçbirini ne doktor ne de annen yemedi, o zaman belli aralıklarla evde gözler ovuşturulmak suretiyle kızartılır, gözüm çok kaşınıyo ayarı verilir, "en azından bi dinlendirici gözlük filan alsak da hiç olmassa gözlerim kızarmasa, yoksa bu koşullarda ders bile çalışamam allah muhafaza" ortamı yaratılırdı.
Bunların hepsini denemiş bi insanım ben. Yapmadığım numara, uygulamadığım taktik kalmamıştır. Gel görki gözlerim o kadar iyi görüyoduki, kazara gözlük konusunu unuttuysam hemen bir kartala dönüşür, taa karşı yoldaki bakkalın camekanında ne yazdığını okurdum. Kullanışlıydım bu konuda. Tabi hal böyle olunca da benim S'lerin G olması, ancak bülent ersoyun bu bebeği ben doğurdum demesi kadar gerçekçi olabiliyodu.
Öyle yani, buda bi anıdır sonuçta. 
Baktım içimde kalmış, niye sakliyimki şimdi sizden bunu dedim, hadi dedim, yaziyim dedim.










Etek: Twist
T-shirt: TopShop
Çanta: Guess
Ayakkabı: Flo
Gözlük: RB Wayfarer

2012/07/06

Acaba nedir nedir?









  


   

Dolabın karşısında, tıpkı her sabah yaşanan "giyecek hiçbişeyim kalmamış!" durumunun sekizle çarpılmış halidir.
Bir bavula sığamama, kocanın bavuluna da gıdım gıdım yerleşme durumudur.
Sadece o 8 gün için, gördüğün her yerden bikini almaktır.
Aklımda kalcağına bavulumda kalsın, belki bişey yaparım bunla diyerek dolabında aylardır pısmış bi şekilde duran bütün t-shirtleri ve ayakkabıları bavula doldurmaktır.
En sevdiğin elbiselerinden birinin kirli sepetinde olduğunu farkedip, iş işten geçtiği için üzülmek, ama yine de belki orda yıkar giyerim ben bunu diye poşete sarıp herşeye rağmen bavula atmak ve kendini böylece daha bi güvende hissetmektir.
En hareketli parçalardan bir playlist hazırlayıp, şöförlük yapan kocayı uyanık tutmak için türlü şebeklikler yapmaktır.
Bir şezlonga uzanarak bütün dertlerden ve günlük rutinlerden arınmak, adeta bir karpuz gibi güneşe teslim olmaktır.
En büyük acının, kumdan yanan ayak acısı,
en zor kararın hangi koyda yüzmek olduğu bir halet-i ruhiyedir.
İyidir, güzeldir, hoştur, candır.
Ben giderim o gider, önümde tintin eder.

Bilin bakalım nedir bunun adı? 


Elbise: Mango
Ayakkabı: W2 Shoes
Çanta: Adsız çantacı :)
Bileklik: Asos
Kolye: Koton

2012/04/30

Başkalaşım















Tarihteki söylentilere biraz kulak kabartırsanız göreceksinizki Kleopatra aslında hiç de öyle söylendiği gibi güzel, alımlı, efendime söyliyim "bizim mahallenin bütün delikanlıları ona hastadır" türünde bir kadın değilmiş. Hani bu yeni halime bakıp da naçizane bir benzetme ihtiyacı hissederseniz diye söylüyorum. 
Ne küt saçlıymış, ne de pırasa gibi perçemleri varmış. Güzelliğin kenarından bile geçmeyecek kadar çirkin bir kadınmış.
Cazibe diye bişey var bildin mi? Hah işte bu kadında ondan bolca varmış. Bide üstüne şimdi zekayı ekle.
Ondan sonra gelsin krallar, komutanlar:)

Ama işte bende o yok biliyo musun.

O yüzden de kleopatradan ziyade daltonlara, hatta daltonlardaki Co'ya benzetebilirsin beni. Tarzı biraz daha oturmuş, araya neon katmış, biraz da saçlarına ahenk vermiş bi Co. Grubun en ufak tefek adamı olabilir ama hala en zekisi, gıcığı ve komiği olduğunu unutmayalım emi canım benim.

Oldu o zaman.

T-shirt: Oxxo / Tayt: Atlas pasajından / Ayakkabı: Converse'lerimin boğazını kestim ve yazlık yaptım. / 
Kolye: Koton / Çanta: CK / Saat: Armani / Saçlar: Peruk :P

2012/04/16

Mimlenmek güzeldir:)





Mankenlerin tuvalete gitmediğini düşünenler var mesela. Büyüsünü bozmak istemiyolar besbelli. Yediklerini kendi içinde bi şekilde küçük moleküllere ayırıp adeta pembe bir toz bulutu gibi uyurken kulaklarından burun deliklerinden falan çıkardıklarını düşünüyolar sanırım. Bunlar, tıpkı dünyalar güzeli bi bebeği severken mutlu olup, onun aslında arka planda sepet sepet bez doldurduğuna, yediğini kustuğuna, sürekli pırtladığına inanmayan arkadaşlarla aynı kabileden. 
Bişey güzelse güzeldir arkadaşım, büyüsünü hiçbişey bozamaz onun. Bozuluyosa o senin çürümüş patates beyninden kaynaklanıyodur. Bi silkelen kendine gel derim ben.
Ha bunu neden paylaştım bilmiyorum, yazarken aklıma geldi söyliyim dedim, paylaşım olur dedim.
Esas konumuz o pek hazetmediğim mimlenme konusu. Bizim çatlak reyhan eğlence olsun demiş, saçma sapan sorularla beni başbaşa bırakmış, sağolsun. Burdan kendisini öpüyorum. 
Evet soru-cevap şeklinde hızlıca ilerleyelim o zaman. Akabinde küçük bir quiz yapcam ona göre dikkatle dinleyin, not alın.




1. Yemek olsan ne yemeği olurdun?
Tabiki zeytinyaglı taze fasülye! Hem sıcak güzel gider, hem soğuk, ister ekmekle ye kütür kütür, ister yanında çay iç. İster yazın ye, ister dizine battaniyeni serip kışın ekmeği suyuna bandıra bandıra ye. Kız zeytinyağlı fasülyeden bahsediyoruz, onu sevmeyen var mı çok pardon ama?


2. Müzik aleti olsan hangisi olurdun?
Kanun olmak isterdim. Bi türlü çalamadım, bari olayım. Nasıl güzel gider özellikle de çakır keyif kafalarda kanun eşliğinde söylenen şarkılar, yenilen yemekler, yapılan sohbetler. İlla sarhoş olmaya da gerek yok, o devreye girince zaten otomatikman bi sarhoşluk hali baş gösterir bedeninde ve ruhunda. Tellerimle baş döndürmek isterim. 


3. Araba olsan hangisi olurdun?
Marka bağımsız söylüyorum, şöyle yol tutuşum iyi olsun, gaza bastınmı böyle koltuğuna yapıştırsın, keyiften kontağı kapatıp inesi gelmesin sahibimin. Maksat sadece ayağımızı yerden kessin değil diye düşünüyorum ben:) Şimdi lütfen burdan +18 anlamlar çıkarmayın, şu an arabayım ben, koyuna odaklanalım:) ama isteyenler konuya da odaklanabilir tabi, herkes serbest. 


4. Aylardan hangisi olurdun?
Tabiki temmuz. Terden vıcık vıcık olmaya ramak kala, ağustosun dibinde, hazirandan daha yüzülebilir, oooo daha temmuzdayız, ağustos var eylül var gibi kendimizi bol bol yazın bitmeyeceği konusunda içsel olarak rahatlatabileceğimiz ay. Temmuz olayımki herkes dört gözle gelmemi beklesin, herkes bana göre plan program yapsın. Herkes üzerine rahat bişeyler giysin benim için ahaahaha:)






5. Ayakkabı olsan hangisi olurdun?
Babet olurdum, minicik turşucuk. İster çoraplı giysin ister çorapsız, herşeyle uyarım. Hem bikere rahatım. Güzelliğinizden ve şıklığınızdan taviz vermeden gayet rahat yürüyüş yapabilir, dans edebilir, düğüne gidebilirsiniz. Beni giyin:)


6. Kıyafet olsan hangisi olurdun?
Tabiki babanne hırkası olurdum. Hani böyle kahverengi tonlarında olur, puf puftur, sıcacıktır, kocamandır. Hah işte o olabilirim. İçini ısıtan, güven veren, enine örttüğün zaman ayak parmaklarına kadar heryerini kapatabilen adeta bir battaniye gibi. Ne zaman Samsun'a gitsem o duyguyu hissederim. Anne babanın kanatları altında bulunmanın verdiği rahatlık, sorumsuzluk, huzur ve de güven. İşte bir hırka nelere kadir görüyosunuz sayın okuyucular. Hemen bir babanne hırkası edinin, gerisini düşünmeyin ;)







7. Renk olsan hangisi olurdun?
Pembeyim ben. İçimde pembenin her tonu vardır. Bazen uçuuuuk bir pembe olur bendimi çiğner aşarım. Bazen çingene pembesi olur kafa şişirir, beyin ütülerim. Bazen şeker pembesi olurum, allahım o nasıl bi tatlılıktır öyle ^.^ Ya da bi bakmışsın kopkoyu bi pembeyim, içim kıyılmış, beklemekten rengi atmış reçele dönmüşüm.
Ama neticede pembeyim yaa, ne kadar kötü olabilirimki. Yerim beni yer 




8. Hayvan olsan hangisi olmak isterdin?
Tabiki ev kedisi. Yediğim önümde, yemediklerim tüylerime yapışmış bi şekilde evin içinde istediğim gibi böğüre böğüre gezmek, yeme-içme-boşaltım-uyku dörtgeninde yaşarken arada en sevimli hallerimle anneme babama ballarımdan yedirmek, onlarla saklambaç oynayıp canlarını çıkarmak, türlü sevimliliklerle istediğim herşeyi herkese yaptırabilmek isterdim. Teşekkür etmek için sırt üstü yatıp göbüşümü göstermem yeterli üstelik, hayata gel ^.^


9. Şu an okuduğun kitabın 137. sayfasında neler var?
Şu an okuduğum kitap yok ama taze bitirdiğim bi kitabım var, "Şahane Hatalar". Tahmin ediyorumki 137. sayfasında kesin ben rahimağzı kanserinden ölmek üzere olan ve eşi tarafından çok sevilen bir reprezantım. Yada uyuşturucu bağımlılığından sonra kendini dine adamış bir rahibe olarak kötü adamları öldüren bir tarikata üye olduğum kısıma denk geliyo da olabilir 137. sayfa. Ama her halükarda ölüyorum orası kesin.


Şaka gibi bir mimin daha sonuna gelmişiz hiç söylemiyosunuz.
Gidiyim o zaman ben, patronumun banka hesabında biraz daha fazla parasının olması ve daha güzel ülkelerde tatil yapabilmesi için para kazanmam lazım. Kalın sağlıcakla.

2012/01/29

Hayırdır inşallah.



Taşı bile yosun tutar demişler!
Hakkaten de ne iyi söylemişler. 
Herkesin bi tamamlayıcısı, hatalarını düzelteni, tam dibe vurmuşken yardım edeni, rüyasında bile olsa uçurumdan düşecekken elinden tutup yukarı çekeni yok mudur..


En kaygan zeminlerde bile sen düşsen de onun düşmeyeceğinden ve seni asla düşürmeyeceğinden emin olup koluna girdiğin değil midir o sevgili insan.


Tıpkı şıpsevdi sakızlarında da söylendiği gibi, 
"aşk; aynı şemsiyenin altında ıslanmamaya çalışmak" yada onun gibi bişi değil mi?

Şimdi bide gerçek dünyaya bakıyoruz.

Bizde şemsiyeyi Erman tutuyosa sen ıslanmaya mahkumsun. O yüzden sen sen ol kafandan bereyi, elinden şemsiyeni eksik etme sevgili ben.

Ayrıca ben rüyamda uçurumdan uçuyosam elimden tutup çeken de olmuyo. Bildiğin düşüyorum. Ama yükseklik ne olursa olsun düştükten sonra kalkıp yoluma devam edebiliyorum neyseki. Malzemem sağlam demekki.


Bide ben sıkça uçan ve ordan oraya ışınlanan bi insanım rüyasında. O yüzden uçurumdan düşerken bile kafam rahat, "amaaaan sonuçta uçabiliyorum, tam yere değcekken kollarımı açtım mı hop tekrar havadayım" diyorum.

Her nekadar babannem "yavrum rüyanda uçtuğunu söyleme, sonra bidaha göremezsin öyle rüyalar" diye ilginç yaklaşımlarda bulunsa da taaa çocukluğumdan beri, benim düzenli uçuş mesailerim var.

Ha bide rüyanın içinde rüya görmek diye bişi var, o hepsinden şahane. 
Hani derler ya dünya yansa bi kalbur samanı yanmaz diye, aynı o hesap, karşındaki seri katil senin kollarını bacaklarını falan poşete doldururken bile "ohooooo hiç umrumda değilsin, istersen al kulaklarımı da şu poşete koy" diye katile yardımcı olabilir, 
"bundan uyansam bile elimde hala bi rüyam daha var " diye kendine telkinde bulunabilirsin. 
Sıfır risk. Rahat ol, kendini katilin ellerine bırak:)

  


Hepinize ayaklarınızı mutluluktan yerden kesecek güzellikte şeyler diliyorum, artık ne isterseniz ^,^

Oldu o zaman. Bu vesileyle sizlere de artık kal getirten pembe botlu ve paris'li fotoğrafları bitirmiş bulunmaktayım. 
Hayırlı olsun.

Tütü elbise: H&M / Yağmur botu: Hunter / Bere: Tally Weijl / Şemsiye: T-Box / Eldiven: Paris'te bir butikten