lacivert etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lacivert etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2013/02/13
2012/08/01
Pencere
Güzel pencerelere karşı bi zaaf benimkisi.
İster mavi, ister kırmızı, ister su yeşili çerçeveli. O pencerelerdir eve bakınca "acaba bu evde nasıl insanlar yaşıyo, oturma grupları ne renktir, bebekleri var mıdır, evin ortasında bütün odaları ısıtan bi soba mı vardır yoksa salonun köşesinde bi şömine mi?" diye kafamda merak uyandıran soruların yürüyüşe çıkmasına sebep.
Güzel şeylere açıldığı sürece her pencere güzeldir benim için.
Genç çift yeni evlerine taşınmış.. Sabah kahvaltı yaparlarken, karşı komşu da çamaşır asıyormuş. Kadın heyecanla kocasına:
- Bak hayatım, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor.
İster mavi, ister kırmızı, ister su yeşili çerçeveli. O pencerelerdir eve bakınca "acaba bu evde nasıl insanlar yaşıyo, oturma grupları ne renktir, bebekleri var mıdır, evin ortasında bütün odaları ısıtan bi soba mı vardır yoksa salonun köşesinde bi şömine mi?" diye kafamda merak uyandıran soruların yürüyüşe çıkmasına sebep.
Güzel şeylere açıldığı sürece her pencere güzeldir benim için.
Genç çift yeni evlerine taşınmış.. Sabah kahvaltı yaparlarken, karşı komşu da çamaşır asıyormuş. Kadın heyecanla kocasına:
- Bak hayatım, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor.
Kocası eşine bir süre bakmış sonra da hiçbir şey söylemeden kahvaltısını sürdürmüş.
Komşusunun çamaşır astığını her gördüğünde kadın aynı yorumu yapmaktan da geri durmamış. Bu durum bir ay kadar sürmüş.
Bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış, hayretle kocasına dönerek:
- Bak! Sonunda çamaşır yıkamayı öğrendi, çok merak ediyorum! Kim öğretti acaba?
Kocası gülmüş:
Kocası gülmüş:
- Tatlım ben bu sabah biraz erken kalktım ve penceremizi sildim.
Demekki neymiş sayın seyirci, her fıkra komik değilmiş, bazıları güldürürken düşündürür, bazısı da sadece "haaaa demek öyle" dedirtirmiş.
Demekki neymiş, bazı pencerelerin sık sık silinmesi gerekirmiş.
Demekki neymiş, bazı pencerelerin sık sık silinmesi gerekirmiş.
Demekki neymiş komşu komşunun külüne muhtaçmış.
Bide bazı elbiselerin penceresi diğer pencerelerden daha güzelmiş ♥
Bu da böyle bi anımız olsun. Hadi iyisiniz anlatcak bi fıkranız daha oldu eşe dosta.
Rica ederim:P
Elbise: Asos
Ayakkabı: Zara
Çanta: Adsız çantacı
Kemer: H&M çocuk
2011/12/26
Karlar düşer, erir.
Bazen düşünüyorum bi ben miyim "birşeyi alıp, bilmem ne zamana kadar giymeyip bekleyen".
Yağmur botu alırsın, yağmuru beklersin.
allı pullu bişey alınca özel bigün olsun dersin.
şapka alırsın ama hep bi kenarda durur, arada takıp fotoğrafını çekersin.
ya da böyle kar desenli yün tayt alır ve kar yağmasını beklersin benim gibi.
Ve bu pofuduk pofuduk sıcacık hırka da yün taytla birlikte giyilmeyi bekler bi kenarda.
Küresel ısınma desem değil, soğuma hiç değil.
Aralık ayının son demlerinde Ankara'da iki gram karla eglence yaratmaya çalışmak pek hayr-ı alamet değil!
E madem kartopu oynayamıyoruz, madem memeleri olan kardan adam yapamıyoruz, o zaman maksimumda zıplayalım, hoplayalım.
Bugün 2011'in son pazartesisi.
Hadi bugün ona bi iyilik yapalım.
Ne kürkçü dükkanı muhabbeti yapıp söylenelim,
ne de "ulan yine uykumu alamadan ofise geldim sabahın köründe" diye, geç yattığımız pazara kızmak yerine pazartesiye çemkirelim.
bugün onun son yılı, gelin bugün sevelim onu ♥
yemek ısmarlayalım, türk kahvesi yapalım (yanında kurabiyeyle servis edelim), en sevdiğimiz şarkıları dinletelim, en romantik filmi izletelim ve en taze demlenmiş çayla sohbete dahil edelim.
o kadar emeği var üstümüzde, bunu yapabiliriz bence:)
güzel vede mutlu pazartesiler o zaman herkeslere.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















