deri ceket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deri ceket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2013/04/24
2012/11/26
2012/10/18
Eti senin kemiği benim olsun.
Leopar deseni görünce aklıma ilk gelen isim Banu Alkan. Banu Alkan diyince de aklıma gelen tek şey 90-60-90. Onun zamanında ölçü birimleri mi farklıydı, nasıl oldu bilmiyorum ama bu kadın hiçbir zaman, değil 60 santim, 90 santimlik bel kıvrımına bile sahip olmuş olamaz. Ama o dönemler niyeyse balık et makbul, ne kadar butluysan o kadar iyi, Banu da haliyle seksilik rekorları kırıyo.
Günümüzde 90-60-90 demek incecik bi bel demek, minik bi toto demek. Burda Banu Alkan'ı üzerinde çarpı işareti olan "tehlikeli madde" olarak düşünebilirsiniz. Kim çıkardıysa bu etliden kemikliye geçiş modasını, kabak hepimize patladı!
Bu aralar kilo alma, verme, yağlarla arada duygusal bi bağ kurma, spor yapmaya üşenme ve bunun gibi daha biçok şeyden muzdaribim. Ve evet eski türkçe kullanmayı çok seviyorum.
Psikolojik midir, sosyolojik midir, psişik midir ne halttır bilmiyorum ama, bu yediğine içtiğine dikkat etme olayı hakkaten işe yarıyo yada bana öyle geliyo. Mesela günlerce tam tahıllı buğday ekmeği diye bildiğin ekşi mayalı köy ekmeği yemişim. Ama nasıl lezzetli, nasıl güzel. Pasta gibi yiyosun bikerede bikaç dilimi. Ki bu durum, benim gibi yemekten çok ekmek yiyenler için oldukça sakıncalı bi durumdur. Ben de güya sağlıklı besleniyorum diye seviniyorum filan..
Gel görki sayın seyirci, ben o ekmeği yediğim haftanın sonunda 1 kilo verdim. Tabi bunda öküz gibi yemeyi bırakıp dozunda yiyip sofradan kalkmaya özen göstermiş olmamın da etkisi olabilir.
Amaaaa, nezamanki kendimi ödüllendircem hesabı bikaç porsiyon kebap ve pideyi araya soktum, zort diye o kiloyu geri aldım. Zaten o kilolar sen verdikten sonra arafta bi yerlerde takılıyo ve her an senin onu geri çağırmanı bekliyo. Böyle bi fırsatı kaçıracak kadar aptal değil.
Demekki neymiş? Her nekadar yaşlanınca önden müzelik olacağını bilsen de, arkadan liselik görünmek istiyosan sporunu da yapcaksın, boğazını da tutcaksın, midendeki öküzü de kurban bayramını fırsat bilip keseceksin. Buda kendime ve benim gibilere öğüdümdür. Siz de şahit olunki sonra kıvırma şansım olmasın.
Bide naçizane önerim, aldığınız her bir kilonun 4 paket margarine eşit olduğunu düşünün. Mesela 3 kilo aldıysanız belinize yada totonuza 12 tane margarin sardığınızı, hatta ve hatta o 12 paket margarini ısıra ısıra yediğinizi düşünün. Böylesi çok daha tiksinç oluyo ve işe de yarıyo;)
Sweat: Asos - Ön kısmını ben kestim :)
Etek: H&M
Ayakkabı: TopShop
Deri Ceket: Paris'te bi butikten
Çanta: Guess
Kolye&Bileklik: Koton
2011/10/10
Haftasonu sendromu!
Hazır Ankara'ya küt diye kış gelmişken ve güneşli günlerden kalan bikaç fotoğrafım olduğunu hatırlamışken koştum geldim.
o zamanlar çorapsız bile giyebiliyoduk etekleri, hey gidi..
günlerden geçen çarşamba!
Şimdi üzerimde 2 kat çorap, bir adet örgü elbise, şal ve ceket var.
ve üzerime bişeyler daha alasım var! yetmiyo gibi..
Bana hep şöyle olur rutin hayatımda.
Haftaiçi yapmak istediğim biçok şeyi yapma enerjisini bulamadığım için,
mesai saatlerindeyken yapılması gereken işleri yapacak vakit bulamadığım içindirki
bütün işler kalır haftasonuna. Sonrası tam bir karmaşa. Haftasonu gelip çatar.
Kargoya mı yetişsem,
alışverişe mi gitsem,
pazardaki o sevdiğim ve vazgeçemediğim sarmalara mı koşsam,
evde dağ gibi olmuş ve her odaya girdiğimde bana pis pis sırıtan ütülenecek arkadaşlarla mı ilgilensem,
bütün hafta evde tüm gün yalnız yaşayıp akşam sadece 2-3 saatini bizle geçirme imkanına sahip biricik ve dünya pamuğu Püre'mle mi oynasam,
bütün hafta yemek yapmaya üşenip menemen, her türlü omlet ve salata çeşitlerini tattıktan sonra haftasonu için ödül babında bir ziyafet mi hazırlasam çekirdek ailem için,
en son 324 ay önce gittiğimizden midir bilmem, hani şöyle en gerilimlisinden bir film izleyip sinema keyfi mi yapsak,
arkadaşlarla buluşup konuşamadığımız bikaç haftanın yoğun kritigini mi yapsak,
..
daha bi ton şey vardı bu haftasonu yapmam gereken.
Peki ben kaçını yapabildim?
Sarmalar tamam!
Yemeğe ziyadesiyle doyduk, 2 gün çok afedersiniz öküz gibi yedik, yedik :) ama bi gram eksiltmek için bi spor olsun, kuru bi yürüyüş olsun yapmadık. bu suçluluk duygusu beni en mutlu anlarımda öldürüyo zaten!
ütü, çamaşır bulaşık ve bilumum ev işleri tamam.
arkadaşlarla buluşup kaynatma, o da tamam. Hatta Gizzy ve kısa süreli de olsa Zeto ile buluşmam da cabası w/
Hava aşırı soğuk ve yağmurlu olduğundan mütevellit mecburen evde vakit geçirmece ve dolayısıyla kızımla saatlerce oyun oynama, uyuma, yerlerde yuvarlanmaca da tamamdır.
Tabiki çok değerli totomuzu kaldırıp sinemaya gitmek yerine evde film ve dizi keyfini yaptık, o da güzel.
Şimdi şöyle bi yukarıya doğru baktım da,
kargoyu unutmuşum!
Herkese sendromsuz bir pazartesiyle başlayıp akabinde ılık kuru bir havayla devam eden bi hafta diliyorum.
Bide siz siz olun işlerinizi böyle benim gibi haftasonuna bırakmayın, ne ara bittiğini anlayamadan küt diye geliyo nalet pazartesi! :(
oldu o zaman iş beni bekler, gidiyim ben.
Bu arada Guess'ten çok güzel bir çantaya sahip olmak isterseniz özge'nin çekilişine şurdan uçabilirsiniz:)
Bu arada Guess'ten çok güzel bir çantaya sahip olmak isterseniz özge'nin çekilişine şurdan uçabilirsiniz:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














