peplum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
peplum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2012/10/03

Biraz tarçın, bir tutam zencefil aman..


Bi türlü dökemediğiniz kurtlarınız mı var? Yakın bi zamanda düğün dernek organizasyonu da yok, ne yapıcam diye mi düşünüyosunuz? Hemen yiyeceğinize yada içeçeğinize bi miktar tarçın katıyosunuz, ondan sonra dökülsün kurtlar :)
Hazmı kolaylaştırır, yiyeceklerin üzerine koyulduğunda bozulmasını engeller. Gribin düşmanı, kalp hastalarının dostudur. Ama şimdi çok faydalı dedik diye kaşık kaşık yemeye kalkmayın, aman diyim, o kadar da değil.
Kurabiyeyi kek, keki ekmek gibi yaptığına göre, kurabiyeyi ekmek gibi löpür löpür yememizin tek sebebidir bence tarçın (A kapsar B yi, B kapsar C yi, o halde A tabiki kapsar vede kucaklar C yi, hem de seve seve).




Ama ben hiç sevmedim o rengi. Nasılki ten rengi çorap "kadın çorabı", dizaltı arkadan yırtmaclı etekler "anne eteği", omza atılan geniş ekose şallar "babanne şalı" ise, tarçın rengi de benim dünyamda anne rengiydi, dolayısıyla kadın rengiydi, mesela Gülşen Bubikoğlu gibi. 
Asla giymem dediğim ikinci renkti, hardal sarısı herzaman birinciliğini koruyodu çünkü.
Olmaz olmaz deme hiç, olmaz olmaz sevgilim, zaman neler gösterir belli olmaz sevgilim diye boşuna dememiş Nil Burak. Gerçi burdaki esas rol Nil'den ziyade, bana bu eteği alıp da severek giymeme sebep olan kızkardeşcana aittir 
Demekki olabiliyomuş, hiç de fena değilmiş.
Bu arada yeri gelmişken söyliyim, bilmeyenler için genel kültür olsun, 
bi kızkardeşe sahip olmaktan daha iyi bişey varsa o da "aynı dili konuştuğun bi kızkardeşe sahip olmaktır". Arz ederim.












Peplum top: Asos
Etek: Primark
Ayakkabı: NineWest
Çanta: H&M

2012/05/28

Bir garip kuş halleri


İş-teknik ve ev ekonomisi dersleri en sevdiğim iki dersti mesela benim ortaokuldayken. 
Bir hafta bi atölyede çalışır, kıl testeresi denen ve hakkaten kıl kadar ağzıyla kolum kalınlığında ahşapı yontmaya çalıştığımız o iğrenç edevatla hiçbir zaman kullanılmayacak olan resim çerçeveleri ve peçetelikler yapardık,
bir hafta diğer atölyede kasnağa patiskayı geçirip kaneviçe yapardık ayı figürlü olsun tavşan figürlü olsun. Ama şimdi yalan yok, o patiskayı sonradan oyun yastıklarımızdan birinde kılıf olarak kullanmıştı annem. En azından bi geri dönüşü olmuş.

Gel görki çok sevgili okur, benim en sevdiğim çalışma, iş-teknik dersinde elişi kagıtlarıyla yada kumaşlarla yaptığımız delikişi çalışmasıydı. Böyle kağıdı katlarsın abuk subuk şekillerde, sonra istersen bi şekil çizip desen çıkarırsın, yada gelişigüzel ordan burda kesersin kağıdı. Sonra kağıdın katlarını bi açarsınki elele tutuşmuş halay çeken çocuklar var. 
Ama ben herzamanki yaratıcılığımla bunu kumaşlar üstünde yapardım, kesin bişi yapılır bununla diyerekten.
Sonra da o delikişi parçasını alıp bi kıyafetimin üstünde kullanırdım.
Sizin o DIY dediğiniz şeyi ben taaa ortaokulda parmağımda oynatıyodum çok pardon ama.

Eski olan herşeyin kendini tekrar ettiği ve ıyyyk dediğimiz herşeyi üstümüze geçirip çıktığımız şu günlerde delikişi çalışmasını sadece yatak örtüsü, sehpa takımı ve perdelerde değil, artık kıyafetlerde de görmemiz mümkün cancaazlarım. Bakınız adamlar yapmış, hem de nasıl yapmış 


















Su gibi akıp geçen ve "oha yaa daha yeni başlamıştık" derken dibini gördüğümüz bir haftasonunu daha geride bırakırken hepinize bol hesap kitaplı, faturalı, ekstreli ama herşeye rağmen eğlenceli, hatta öyleki en az bir kez gülmekten yerlere yatırcak bir hadiseli hafta diliyorum bebeklerim benim.
Hadi bakalım.


Peplum, delikişi, mint hepsi biarada bluz: H&M Trend
Pantolon: Koton
Ayakkabı: Charles&Keith
Çanta: Guess
Saçlar: Dalgalı (son iki posttur saçlarını dalgalı yapsana diye başımın etini yiyen fido ve funda cücükleri için gelsin o zaman da:) beni beğeniyör müsünüz ^_^)