ne aldım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ne aldım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2012/01/28

Vivienne Westwood Anglomania!

  



Sim ayakkabıda güzeldir, saçta değil.
İşte mis gibi kokusuyla burnumun direğini şenlendiren simli süslü melissa'larım :) Sonunda kavuştuk. Küçük bir bayram havası estirdik evde bu vesileyle.
Yayında ve yapımda emeği geçen, lojistik konusunda hiçbir desteğini esirgemeyip taa İtalya'lardan bana bu pek şahaneleri getiren Sevgi kuzuma teşekkürler olsun.

2011/11/22

Alışveriş raporu: Ekoselenelim.

Çocukluğumdan beri ekose desenine karşı ayrı bi zaafım var.
"iyi de hiç görmüyoruzki üstünde kareli bişiyler, o nasıl bi zaafmış öyle" de diyebilirsiniz. 
En son ortaokulda falan bırakmıştım sanırım ekose etekleri. 
Belki de her renk tonunda, kloşundan pilelisine bir sürü eteğim olduğu için ve hep onları giyerek çocukluğumu geçirdiğim için uzun bi süre aramıza mesafe koymuştum.
Sonra bi baktım arayı çok uzatmışım, bazen abartıyorum!
Hemen kendime ekose bi kumaş aldım etek diktirmek ya da yakın zamanda planladıgım işleri hayata geçirebilirsem, en azından bi adım atabilirsem belki de o eteği kendim dikmek üzere.
Sonra bikaç gündür bana "geeeeeel" diye işaret parmağıyla hareket çeken:) bana göre dünya tatlısı bu 2 kuzuyu (kargaya yavrusu şahin gelirmiş, benimki de o hesap:)) sepetime attığım gibi aldım  
Asos hediye çekim sağolsun, onun da katkısını unutmamak lazım:)



özelliklerle şu papileri sarısından yeşiline, beyazından kırmızısına bütün çoraplarımla nasıl da çatır çatır giyicem, onun hayallerini kurmaya başladım bile:)
bizim kadar ilginç, böyle şeylerden keyif alıp mutlu olan, böyle saçma sapan hayaller kurup planlar yapan bi canlı daha var mıdır bazenleri çok düşünüyorum bunu:)

oldu herkese alışveriş mutluluğuyla dolu günler diliyorum ben kendim ozaman ^.^

2011/11/18

Kalbimizi sevelim.


Bugün günlerden biraz kırmızı, biraz siyah
Başa alıyorum.



Kırmızı, bana tek haneli yaşlarımı geçirdiğim evdeki komşumuz olan Nurten ablayı hatırlatır sadece.
Çünkü o kadın dünyanın en huzur veren suratına sahip, en kocaman kırmızı kadınıydı benim için!
Yakışırdı da beyaz teniyle uzun siyah saçlarına.

Bende her rengin bi ismi vardır aslında.

Yukarda belirttiğim gibi Kırmızı=Nurten abla'dır mesela.



Sonra siyah var.
Yine komşulardan gidiyorum tam gaz.
Bi Sevilay ablamız vardı hayal meyal hatırlarım yüzünü bile. O evimizin ışıkları hep loştu, biz içerde kız kardeşimle aptal amaçsız oyunlar oynarken, salonda annesinin yanında oturup, abla edasıyla laf dinlerdi o.
Beline kadar saçları vardı İpek gibi.
Aslında biraz halka filmindeki Samara'yı da andırıyodu şöyle bi düşününce. O zamanlar tabi ezik 5 yaşında kısa saçlı (mahalledeki çocuklardan, ordan burdan sıkça bitlenen kafa yapısı) bişiyiz.
Bele kadar saç demek, bizim için susam sokağındaki kurabiye canavarıyla birlikte kurabiyeleri götürmek kadar ulaşılamaz bişi demek o zamanlar.
Hayır yani ortam hep loş, onu da anlamış degilim, babam bembeyaz ışık seven adam, o evimizin ışıkları mum kadar sönük sarı!
Sürekli siyah elbise giyen, safinazdan hallice bi kız çocuğu, ona sorsan abla, ama amacına ulaşmışki bahsederken Sevilay abla diyorum hala.
5 yaşında ve siyah dışında her renk giyme potansiyeli olan ben, öyle etkilenirdimki o şuursuzca oyuncakları konuşturup evcilik oynayan beynimle.
Öyle bi özenti durumu ki, sorsalar büyüyünce ne olcaksın diye
Cevabım çok net: "Siyah giyicem"
Siyah=Sevilay abla






Renklerle ilgili hikayeme daha sonra devam etmek üzere konuyu burda eteğime yönlendirmek ve püsküllü ayakkabılarımla ikisinin taze ciciler olduğunu belirtmek isterim.
İkisi de en sevdiğim indirim grubu olan sezon ortası indirimi ganimetidir.
Triko etek ve daha niceleri için Koton'a(lütfen şu kalplerin şirinliğine bi bakın ve öyle devam edin),
İlginçtir ama, bu rahat ötesi loafer papiler için de, eskiden sadece don atlet üretirken birden kendi mağazasını açıp boy gösteren T-Box'a bi uğrayın, ilk ürüne %33, ikinciye de %44 indirimle herşeyi bedavaya alın derim:)







( dipnot: kedi besleyenler bilir, ne kadar temizlersen temizle mutlaka kıl tüy kalır bi yerlerde, hele bide kediniz kıyafetlerinizin üstünde uyumaya bayılan cinstense yandınız. bakın buyrun:) )





Bide kırmızı diyince aklıma gelen şey, Nurten abladan sonra tabi, süperman!
Erkek olup tayt ya da külotlu çorap giyilebilen tek dönem bezli dönemdir, ki bu da 1-3 yaş arasına tekabül eder.
E çocuk kafasıyla düşününce, koskoca adamın çorap gibi tayt giymesi, hani acaba bezi belli olmasın diye mi pelerin taktığı iddiasını akıllara getirse de,
"amaaaan sonuçta adam uçuyo, isterse altına pisletsin, o herşeyi yapabilir, annesi de kızmaz hem" hakkını veriyo superman'e otomatikman.




Tamam şimdi aklıma geldi, bide kırmızı başlıklı kız var, ki o başlık aslında pelerininden bi parça.
Yani aslında bunlar süperman'le ikisi kahraman arkadaşlar ve aralarında pelerin kardeşliği var.
Çünkü kesin altını pisletiyo ikisi de.

Benim küçük kuzene bu kırmızı başlıklı kızın hikayesini, olabilecek en korkunç haliyle anlatırdık kardeşimle (her türlü pis işi birlikte yapardık, biz aslında suç ortağı olduk hep o tek haneli yaşlarımızda:) )
Sonra hadi bakalım ne kadarını anlamışsın hikayenin diye bu sefer 2 yaşındaki kuzene anlattırırdık hikayeyi, bi yandan da bunu daha sonra koz olarak kullanmak üzere kameraya çekerdik.
"Hadi anlaaaaat" derken birimiz, öbürküsünün elinde cep telefonu kikir kikir arka planda gülüşmeler, kayıt başlar.
Çocuk artık kırmızı başlıklı kızı nasıl hayal etmişse kafasında, hikaye direk şöyle başlardı:
"Bi yokmuş bi vağmış,
kırmızı baş demişki kıza: seni yemek içiiiiiiiiiiiiin"
hikaye bu.
ulan o kadar anlattık, annane vardı, kurabiyeler vardı, kurt filan geliyodu, bide ormandaki bekçi.
ona göre ortamda iki şey var, kırmızı bir baş ve kız :)

bu da böyle bi anımdır, paylaşmak istedim:)

oldu şimdiden iyi haftasonlarınız ossun madem. görüşelim yine ;)

2011/09/18

Haftasonu kıymetlileri

Görmemişin H&M'i olmuş, tutmuş kredi kartının limitini aşmış türünden bir haftasonu olmaması için çok kararlı davrandım, sonrası için de birşeyler bıraktım:)
Wishlistim yoktu, çok tehlikeli olabilirdi, ama bu haftasonunu yara almadan hafif sıyrıklarla atlattım:)
Şöyleki:


Dünyanın en şirin papilerini buldum, hem de tam bişi bulamadığımı düşünüp ellerimde 2-3 parça ganimetle kasaya ilerlerken :)


Saat 3 olmuş hala ne işim var burda diyip kolyemi kaptığım gibi pembeye doğru ilerledim. Pembe kim mi?


Üzerinde puantiyeleri olan çok cici bir fular ^.^ Üstelik de lacivert-pembe, en sevdiğim ikililerden!


Kışa iyice yaklaştığımız şu günlerde renk cümbüşlü bi sunum olsun istedim.


Kış diyince birden tüylerim ürperdi ve hemen bitane bu dünya tatlısı şapkalardan edindim. 
Biliyorum bu kış bütün kafalar yumurta gibi bu şapkalarla süslenecek, biliyorum sevgilileriniz/eşleriniz sizi kaybettiği zaman şapkanızdan kesinlikle ayırt edemeyecek.
Olsun dedim. 
Dayanamadım ve aldım. 
Şapkayı alıp ekose şalı almamak olmazdı, onu da atıverdim shopping bagime :)
dipnot: Şu an çok paçoz durumda olduğum için manken olarak abajurlarımı kullandım :)


Sonra bide yeri gelir kızımın üstünü örterim, yeri gelir panço gibi üzerime sararım ya da boynuma dolarım diye bu siyah-beyaz şalı aldım. Kemerle kombinleyince elbise bile olabiliyor, o kadar fonksiyonel.


Sonra da eve gelip temizlik yaptım :(

Kendime uyarı: henüz alışveriş sürecini bitirmiş sayılmazsın minikkuş. En azından bikaç parça deri pantolon ve etek almadan bitmemeli!

Oldu o zaman herkese şimdiden güzel bir hafta ve sendromsuz bir pazartesi diliyorum.
Zira ben yarın izinli olacağım :)

2011/07/01

ZARA sen çok yaşa w/


Evet sevgili okurlar. An itibariyle birbirinden mükemmel şu üç parçaya sahibim. Kutlamalar başlasın, çalsın sazlar oynasın kızlaaaar \o/








Henüz bugün indirime girmiş olmasına rağmen ürünlerinin yarısını tüketmiş olan Zara'ya hala gidemeyen varsa bence elini çabuk tutsun. 
Yok efendim ben biraz bekliycem, biraz ortalık durulsun öyle giderim derseniz yanınızda bir şişe soğuk su bulundurmanızı ve onu içmenizi öneririm kaçırdıklarınızın şerefine :)
Bu arada "öyle bir geçer zamanki" tadındaki pantolonum Mango'dan. Yine de yaşasın Zara ^_^
dipnot: Öğle yemeğimden feragat edip aç kalarak yaptığım bu büyük fedakarlıktan ötürü Zara'dan şu ayakkabıları hediye etmesini beklerdim. Ama hiç lafı bile geçmedi kasada :(